Ana Sayfa‎ > ‎

Röportaj - Oğuz Kurtili - Bölüm 2


B.Ç.:Arada bir Küba’dan gruplar geliyor,onlardan bir şey görüyoruz.

O.K.:New York’tan da geliyor arada bir.

B.Ç.:Evet,geliyorlar. Mesela Buena Vista Social Club geldi.

O.K.:Jazz performansı eşliğinde..

B.Ç.:Evet,güzel şeyler yaptılar.Ama her hafta bi yerde belirli şekilde sahneye çıkan gruplar yok.Çok sınırlı.Mesela Balo Stage de var.Bir ara Shaman’da bir grup çıkıyordu.

O.K.:Yazları güney sahillerinde aslında bulunabiliyor.Avrupa’dan gelen gruplar var.Sürekli değişim halinde geliyorlar.Orada yakalamak mümkün.

B.Ç.:Ama yurtdışında Salsa genelde canlı müzikle yapılıyor.Yani,bazı büyük yerlerde diyelim.

O.K.:Tabiki bütün alternatifler var ama canlı performans yapılırken kişişerin …………. olması çok önemli.CD müziğinde bazı şeyleri algılayamazsınız.Bazı şeyleri görmeniz,algılamanızı kolaylaştırır.Perküsyonlar çalınırken solistin söyleyeceği herhangi bir şey arkadaki orkestrayı tamamen başka bir ritme sokup,başka bir havada müzik devam ediyor olabilir.Bunları gördükçe daha iyi hisseder hâle geliyorsunuz.Bizim eksik kaldığımız taraflardan biri de bu.

B.Ç.:Oradaki müzisyenler de ona göre çalıyorlar tabiki.Oturdukları yerde sadece müzik yapmak değil,ayrıca o ritme de kendilerini kaptırıyorlar.O da dans edenleri de izleyenleri de etkiliyor.

O.K.:Evet.İyi bir gözlemci için değişen ritme göre solistin değiştirdiği hareketleri algılayıp ritmin köklerine daha kolay inmesini sağlayabilir.

B.Ç.:Ben de 5-6 senedir Salsa yapıyorum. Şimdi Salsa’da önemli kombinasyonlar ritmler var.Fakat aslında bu kombinasyonlar ve ritmlerin çoğu başka danslardan gelmekte.Bazen arkadaşlarla başka dansların videolarını seyrederken..

O.K.:Aaaa diyorsunuz bu hareket sanki Salsa’da da yapılıyordu.

B.Ç.:Aynen öyle.Bu hareketlerin hepsi aynı diyoruz.Mesela bachatada da öyle.Ben Salsalogy’ye 5 tane video koydum Bachatayla ilgili,orada izleyenler de görüyor aslında bu hareketler Salsadan gelmekte diye.

O.K.:Şimdi,popüler olan Salsa olduğu için sanılıyorki her şey Salsa’dan türüyor.Halbuki tam tersi.Salsa hepsini içinde barındırabiliyor koreografisi gereği.Geçmişteki danslar çok etkili ma dans olarak değil.Peki neden geçmiş danslar çok etkili?Çünkü müziği etkili.Müziği etkili olmasa dans etkili olmazdı.Amerikan Jazz içerisinde olmasaydı,Salsa içerisine belki siz swing,rock’n roll hareketleri koyamazdınız.Göremezdiniz o hareketleri veya en temele gidersek dansın içindeki,1-2-3  temeli waltz ten geliyor diye bilirsek o kapalı pozisyon waltz edasını veremeyebilirdiniz Salsa’da.Greçi şimdi bazı stiller onu bozmuş durumda-cross body lead gibi-ama isteyen dansçı verebilir bunda bir sakınca yok.Dolayısıyla çok fazla müzikten ve ritmden etkilendiği için çok fazla danstan da etkilenmiş oluyor.En baskını da dünyada zamanında fırtınalar koparmış olan rock’n roll ve swingtir.Daha evvelinde müzikal olarak da zaten salsanın köklerine indiğimiz zaman göreceksinizki Küba’nın ritmleri daha etkili olmuştur ve dolayısıyla Küba’nın o ritmler eşliğinde yapılan dansları.Nedir onlar? Mambo,cha cha cha,daha evvelinde danzon,en önemlisi belki son,son montuno ve son’un birçok çeşidi.Hep onların figürleri çok etkili olmuştur.

B.Ç.:Türkiye’de eğer yuvarlak şekilde dans ediyorsanız eğer “Aaa siz Cuban yapıyorsunuz” diye bir anlayış var.Bir şekilde daha çok dönüyorsunuz,cross body lead leriniz çok sert..LA stili tek bir hat üzerinde değil de çok daha yuvarlak dans ediyorsanız siz Cuban stili dans ediyorsunuz diyorlar.

O.K.:Daha yuvarlak bir eda varsa dansta Cuban style olarak algılanıyor.

B.Ç.:Cuban style nedir tam olarak?

O.K.:Halbuki bu gerçek değil.Columbia tarzı da circle bir tarzdır mesela.O da yuvarlak hatları olan bir danstır.

B.Ç.:Zaten Türkiye’de Colombialı Carlos Paz’ın etkisi çok fazla.Çünkü Salsa biraz da onun 6 yıl önce burada yaptığı workshoplarıyla ünlü oldu.

O.K.:Evet.Gerçi daha sonraki workshoplarında lineer dansa döndü o da.LA tarzı dünyada daha çok popüler olduğu için o da o tarza döndü.Şimdi burada bir kavram kargaşası da ortaya çıkıyor.Adam  Colombialı ama düz bir şey gösteriyor.O zaman bu Colombia stile mı?Hayır değil.LA style daha popüler olduğu için adam onu göstermeyi tercih etmiş.Dansçılar ama yanlış algılayabiliyor.Ona dikkat etmek lazım.Bazı Kübalılar da LA tarzı veya New York tarzı gösterebiliyor ülkelerinde veya Amerikada.Bu işin ticari tarafı.Biz işin kültür tarafına bakalım,işin köklerine bakalım daha doğru olacak.Aslında Latin Amerikada her türlü dans daha çok circle olarak yapılıyor.Güney Amerikadan bahsediyorum.O adacıklardan ve onun çevresinden.Yukarıya doğru çıktıkça,Kuzey Amerika’ya,daha çok çizgiselleşmeye doğru gidiyor.Dolayısıyla oradan etkileri de Avrupa’ya biraz öyle gidiyor.Avrupa’da biraz karışık ama.Direk Karayip’i algılayan da var Kuzey Amerika’yı algılayan da var.Biz de buraya, Avrupa’ya daha yakın bir coğrafyada olduğumuz için ve ne yazıkki dans kulüplerinde çok fazla Latin Amerikalı göremediğimiz için Avrupa yapısını daha çok almış oluyoruz.Dolayısıyla karman çorman bir şey yapmış oluyoruz.Çok saf bir dans tarzımız olmamış oluyor.


B.Ç.:Evet.Biz aslında ne LA yapıyoruz ne Cuban yapıyoruz ne de Colombia yapıyoruz.

O.K.:Evet tam anlamıyla hiçbirini yapıyor olmuyoruz aslında.

B.Ç.:Aynı parçada dans ederken bile yaptığımızı değiştirebiliyoruz.

O.K.:Evet öyle.Eğlence devam ettiği sürece bunda da hiçbir sakınca yok tabiki ama işin kökenine girmek isteyen arkadaşlar için söylemek gerekiyorki bu karışımın farkında olsunlar ve safları bulmaya çalışsınlar.Hemen dediğinize gelelim.Küba tarzı nasıl bir şeydir?Küba tarzı;dans olarak bakabilirsiniz yani dansçı gözüyle bakabilirsiniz veya müzikal olarak bakabilirsiniz,ikisini birbirinden ayırmak çok doğru bir şey değil.Küba tarzı tabiki Küba müziğiyle daha oturaklı daha anlamlı bir hâle geliyor fakat Porto Riko’lu bir müzisyenin çaldığı müzikle dans ediyorsa bir dansçı,veya New Yorklu  ya da Colombialı bir müzisyenin çaldığı müzikle dans ediyorsa yine Küba tarzı dans edebilir.Fakat müziğin yorumu ancak o orkestranın yorumu kadardır.Müzik neyse o kadar yorumlayabilir.Küba’dan çıkan bir ritmi daha zengin yorumlama şansınız var Küba tarzı dans ediyorsanız. Çünkü işin kökeni orada.Peki nelerden etkilenmiş Küba tarzı ona biraz bakalım.Eski danslara gidelim.Haiti etkisiyle contradanza Fransız etkisi diyebiliriz.Contradanza açık pozisyonda bir dans.Çok eski filmlerde görebilirsiniz yada tiyatro gösterilerinin dans sahnelerinde de görebilirsiniz bu dansı.Salon dansıdır,açık pozisyondur.Contra dans diye de arayabilirsiniz internette birçok örneği var.Rueda’nın kökü de oralardan geliyor.Toplu dans da edilebiliyor sadece partnerinizle de dans edebiliyorsunuz.Bu birinci tohum diyelim veya birinci baharatımız diyelim.Daha sonra Küba bunu yorumluyor ve danzon ortaya çıkıyor.Danzon Küba’nın ulusal dansı olarak bilinir.Bugün çoğu dans eden arkadaş bunu bilmez.Danzon’u belki de ilk defa duyacaklar.Danzon dansı kapalı ve açık pozisyonlarda yapılır.Açık pozisyon aslında contradanza etkisidir,kapalı pozisyon da Avrupa  salon kapalı dans tutuşudur.Waltz etkisi de diyebilirsiniz.Ama müzik Waltz müziği kadar hızlı değildir.Gerçi Waltz müziğinin de hızlısı yavaşı var ama yine de daha yavaştır.Bolero’ya yakın diyebiliriz.Dolayısıyla bakın Salsa’dan bahsetmeye başladık bile.Bir sos olmaya başladı.Danzon’un popüler olmaya başladığı taraf Küba’nın kuzeyi daha doğrusu başkent Havana.Tabi orkestranın sahip olduğu şeylere de bakarsak,senfonik enstrümanlar ve birtakım Afrika perküsyonları-timba ,conga-gerekiyor.Müzikal yapısını daha sonra dinleyebiliriz.

B.Ç.:Aslında bu biraz da toplumun çeşitliliğiyle de etkili.Sonuçta Küba’da karışık etnik bir yapı var ve bu etnik yapının hepsinin ayrı enstrümanları var.Bu enstrümanları birleştirip bir müzik yapıyorlar.

O.K.:Özelliği şu,geçmişten gelen bir şeyi kaybetmemişler.Hâla devam ediyor.danzondan bahsederken tarihsel olarak 1900 lerden bahsetmiş olalım,1800 lerin sonları.Hâla oradaki etki devam ediyor,bu çok önemli bir şey.Bunu kaybetmiyorlar,silip atmıyorlar.Hem o dansın edası devam ediyor hem de müzikal olarak o şeyler devam ediyor.Ama Salsa müziği dinlerken onu anlamak için danzonu iyi bilmek lazım ki ne zaman danzona geçiyorsa müzik-tabi geçiyorsa-o karışıklığın içinden safı ayırt edebilesiniz.Daha sonra cha cha cha geliyor.Yine danzon gruplarının ürettiği bir şey cha cha cha ve buradan sonra film kopmaya başlıyor.Neden kopmaya başlıyor?Tarihsel olarak devrime yaklaşmış oluyoruz.Cha cha cha dans olarak ortaya çıkmıyor.Sadece danzon müziğinin sonuna katılmış ayrı bir ritm var.Daha coşkulu bir ritm.Buna montuno diyorlar.Yani tepe yapıyor müzik.Biraz daha hızlanmıyor ama coşku,ritmik öğeler katılmış oluyor.Ve dansçılar da ekstra adımlar katmaya başlıyorlar danzon dansının içine.1-2-cha cha cha.Yani adımları 6 dan 8 e çıkarıyorlar diyebiliriz.Bunu gören turistler,İngiltere’de özellikle bir tane dansçı var bu dansı “cha cha cha”olarak lanse ediyor  bu dansı İngiltere’ye geri döndüğünde.Ve ordan ballroom dansları arasına giriyor.Bugün international dansları arasında yer alan cha cha cha nın kökü oraya iniyor diyebiliriz.Fakat Küba’da yapıldığı tarzı o değil.Çok daha saf bir tarzda yapılıyor.Aslında hep Küba’nın kuzey tarafından bahsettik. Daha aşağıya baktığımız zaman Oriente yani bizim ülkemizde Anadolu diyebileceğimiz tarafta özellikle Santiago de Cuba’nın tepelerinde changui diye bir ritm  ortaya çıkıyor.İspanyol gitarı ve Afrika perküsyonları etkisinde çıkıyor.Üflemeli önceleri pek kullanılmıyor.Çünkü tepelerde daha çok guajira denilen çiftçi,köylülerin yaptığı müzik türü bu.Tamamen  insanların çalışmadığı zamanlarda eğlenmek için yaptıkları bir şey.Kendilerine göre bir dans türü de ortaya çıkartıyorlar.Avrupa danslarından,kapalı pozisyondan etkileniyorlar ve onu da alıyorlar ve Afrika vücut hareketleriyle de süslüyorlar.Buradan da şunu anlayabiliriz,beden hareketlerinin çoğu Afrika’dan geliyor ama dansın formu ,kapalı posizyon  Avrupa’dan geliyor.

B.Ç.:Hmm..Biz bazen televizyonda görüyoruz mesela çok ünlü bir Batı müziğini bağlamayla çalıyor bir müzisyen.Bakıyorsunuz bir Türk Halk Müziği korosu çok değişik tarzda bir Batı müziği çalıyor.Melodiye âşinasınız ama verdiği hava başka oluyor.Küba’da da değişik gruplar kendi enstrümanlarıyla Batı’dan gelen-bizim için Batı onlar için Doğu tabi-Avrupa’dan gelmiş birtakım müzikleri uyarlamaya çalışıyorlar.Onları kendi enstrümanlarıyla çalarken kendi beden hareketlerini de ekliyorlar bu arada.

O.K.:Aynen öyle.Ve şu çok önemli,artık Küba’da çalınıyorsa bir İspanyol gitarı,İspanya’da çalındığı gibi çalınmıyor.Aynı gitar afro çalınma tarzı dediğimiz bir tarzda çalınıyor.Bu ne demek?Perküsyondaki sert çalınma tarzı olan bir hava vardır,bass çalarken de öyle çalar adam.Ve çok melodik değildir daha çok ritmiktir çalınma tarzı.Ve yeni bir gitar ortaya çıkıyor:Tres.Küba’da ortaya çıkan bir gitar.İspanyol gitarının vermiş olduğu bir ilhamla ortaya çıkıyor ve Anadolu’da son müziği şeklini almaya başlıyor.Onların Anadolusu Oriente’de.Güneydeki olaylar böyle.Bir de orta bölümde Batansas bölümünde olan bir şey varki..

B.Ç.:Kuzeyde danzon çıktı

O.Ç.:Danzon,cha cha cha çıktı.Aşağıda da son ve son’un birçok versiyonu changui,guaracha,bolero-son gibi değişik birleşmeler olacak.Şimdilik saf son diyelim veya changui diyebiliriz.

Devamı: http://www.salsalogy.com/home/roportaj---oguz-kurtili---bolum-3

Comments