Ana Sayfa‎ > ‎

Röportaj - Oğuz Kurtili - Bölüm 3


B.Ç.:Son’un esas kaynağı Küba mı yoksa Afrikadan bir esinlenme varmıydı?

O.K.:Aslında şöyle;o dönemde Avrupa Küba’nın müziğiyle ilgilenmiyor.İlgilenen başka bir yer  var.Meksika.Bu çok önemli bir nokta.Bugün LA tarzının tepesindeki insanlar da Meksika kökenlidir bakarsanız aslında.Meksika’da çok büyük bir harman olmuş zamanında.Belki hâlâ öyledir ama o  zamanda New York yerine Mexico City varmış.Son da başka versiyonlarıyla daha eski olarak ilk olarak Meksika’da duyuldu diye de söylenir.Küba kökenli değildir.Aslında baktığınız zaman,Afrika’dan alınan köleler ile onları Güney Amerika’ya getiren Avrupalılar hep aynı coğrafyalara yerleşmişler.Aslında bütün coğrafyalarda aynı karışımlar oluyor.Fakat Küba bir şekilde,ada olduğu için belki de popüler bir yer olduğu için daha çok göz önünde.Ama eminimki diğer taraflarda da aynı karışımlar olmuştur.Başka versiyonları da olabilir.Çeşitli Latin festivallerine katılırsanız görürsünüz ki eski Colombia müziklerinde eski Porto Riko müziklerinde aynı son gibi,tamamen son değil tabi,tamamen o makam diyemeyiz tabi ama çok benzer şeyler var.Ama bir şekilde Küba,adı olduğundan dolayı diyelim,eğlence merkezi olduğundan dolayı belli dönemlerde popülerliğini ortaya koymuştur.Müzisyenler yeni keşifler yapmışlardır diyebiliriz.Dans bazında değil ama,müzik olarak.Müziklerin kökü orada çıkıyor diyebiliriz.Yavaş yavaş son yukarı doğru çıkıyor ve dediğimiz gibi arada bir bölge var Batansas ve civarı,orada daha çok saf Afrika ritmlerinin karışımını görüyoruz.Afrocuba danslarının ve ritmlerinin karışımlarını görüyoruz.Melodik olarak değil daha ritmik olan şeyler bunlar.Ve orada da rumba popülerliğini kazanıyor.Belki çoğu arkadaş ballroom rumbayla karıştırıyor bu rumbayı,o yüzden ayırmak için Afrocuba rumba diyelim veya Küba rumba diyelim.Siz şöyle düşünebilirsiniz;salon dansçıları aşağı tabakanın müziğini ve dansını kabul eder mi?Etmezler ki onlar da etmemişlerdir ilk başta fakat bir şekilde daha sonra karışımlarla kabul görmüştür bu ritmler ve hepsi popüler olmuştur.Artık saf halleriyle değillerdir.Nerede bunlar karışıyorlar? Havana’da daha çok.Çünkü en popüler yer başkent Havana.Oradaki danzon grupları,cha cha cha grupları son ve rumbayı kendi müziklerine katıyorlar ve yeni ritmler ortaya çıkıyor.Bolero-son,son-cha guaracha dediğimiz,gerçi o daha çok oriente bölgesinden geliyor ama orkestralar karışıyor.Artık son dinlerken bakıyorsunuz bir yerden keman da geliyor,bir yandan flüt de duyabiliyorsunuz.Mesela en popüler parçalardan bir tanesi bu guajiro son olan bir parça “Guantanamera”.Guantanamera’da genelde cha cha cha yapılır mesela.Yapabilirsiniz, dans olarak bir sorun yok ama aslında son-cha guajira dır onun makamı.Bu karışımın güzel bir örneğidir.Hem anadolusundan gelen tres perküsyon ağırlığı vardır hem de keman ve yan flüt sesi duyarsınız Guantanamera parçasında.Tabi gene sanatçıdan sanatçıya,gruptan gruba yorum değişiyor ama Türkiye’de dinlediğimiz bir Guantanamera vardır,ondan bahsediyorum.Dolayısıyla bütün ritmler aşağı yukarı Havana’da birleşmiş oldu.Tabi dans olarak da öyle.Oraya gidiyor turistler veya Kübalılar orada dans ediyorlar vs. Tabi bunlar hep yüksek sosyeteden olan kişiler,aşağı tabakadan olan insanlar değil.

B.Ç.:Fidel Castro’dan önceki Küba’dan bahsediyorsun.

O.K.:Tabiki öyle.Daha sonra turistik bölge olduğu için belki de,başka müzisyenler de geliyor ve kendi enstrümanlarıyla geliyorlar ve en büyük etki jazz dan geliyor.Jazz enstrümanları geliyor.Saksofon geliyor,trombon geliyor,bass gitar geliyor,elektro gitar gelebiliyor.Çok önemli bir grup vardır;Los Zafiros.Onların müzikleri çok Amerikan etkilidir.Kübalı bir gruptur ama back vokalleri olsun,enstrümanları olsun çok Amerika etkilidir.Kuzey Amerika etkilidir.Eski gruplar dinlenseler çok daha iyi anlaşılacak kökler.Ve bir harmanlaşma oluyor fakat tarihsel olarak baktığımızda büyük bir döneme geliyoruz artık. 1958-1960 devrim dönemleri.Küba kapılarını kapatıyor artık.Bu arada mamboyu atladık.Mamboyu ortaya çıkartan kişi bir piyanist.Piyanoyu afro çalmaya başlıyor.Danzonda hep melodiktir piyano.Nota basılır ama mamboda veya cha cha cha da akor basılır.Daha afrodur o yüzden.Çok hızlı bir ritm çıkartıyor ve buna “mambo” diyor ve jazz alıyor içeriye.Daha çok Meksika’da popüler oluyor.Araştırmacıların ve Kübadaki profesörlerin söylediği de şu;dans olarak da mambo dansı Küba kökenli değildir derler.Kübalılar da zamanında Amerikalıların yaptığı “Mambo” isimli bir filmden etkilenerek o dansı ortaya çıkarıyorlar ve o zamanki popüler müzisyenler hep Meksika’ya gidiyorlar demiştik ya,tabi geri de geliyorlar.Geri geldiklerinde onu yorumluyorlar,afro danslıyla birleşerek mambo dansı ve müziği tamamen konseptini tamamlamış oluyor.Mamboyla beraber de artık Kuzey Amerika’da bir fırtına kopmaya başlıyor ve salsanın en büyük etkisi mambo olmuş oluyor.

B.Ç.:Peki Küba Devrimi’nden önce salsa ismiyle bir şey ortaya çıktı mı Küba’da?

O.K.:Salsa ismiyle şu an bir şey yok.Salsanın çıktığı yer başka.Şarkı söyleyen kişi “Salsa” diye arada atmış olabilir ki böyle söylentiler de vardır.Meksika radyolarında “salsa” diye birisi bir şey söylemiş olabiliyor dolayısıyla oradan gelmiştir bu isim gibi söylentiler var.

B.Ç.:İnternette “salsa” diye araştırdığınız zaman önünüze soslar geliyor  ve salsa müziği ve dansıyla ilgili şeyler geliyor ama sosla ilgili daha çok bilgi geliyor.Yemeklerde salsa sosun kullanımı da çok yüksek,o da oradaki kültürün baya büyük bir parçası anladığım kadarıyla özellikle  Meksika’da.

O.K.:Evet.Bakın kendiniz söylediniz,özellikle Meksika’da.Meksika da o internet sitelerinde pek göremeyeceğimiz ama aslında çok önemli rolü olan bir ülke.Tabiki o soslar her tarafta kullanılmış.Onun gibi merengue de anyı şekilde mesela yiyecek kökenli bir şey.

B.Ç.:Yumurtalı bir yiyecek..

O.K.:Evet.Fakat müziğe o isim verilmesi başka bir yere dayanıyor.Salsa ismi verilmeden önce başka şeyler de denendi.Ama salsa tutuldu.İsmi bir şekilde insanlara hoş geldi,oturmuş olan o ritm,salsa ritminin o formülü insanlara hoş geldi,dans edilebilir kıldı ve dolayısıyla tuttu,hâlâ da popülerliğini koruyor.Bu nasıl oldu?Küba Devrimi’nden sonra ve diğer Latin Amerikan adacıkları,ülkeleri çeşitli dönemlerde devrimler yapmışlardır.Bunu kabul etmeyen müzisyenler Kuzey Amerika’ya gittiler.O zamanlarda daha çok popüler olan yer,New York…

B.Ç.:New York’a gitmeden önce,bugün salsayla ilgilenen kişiler Küba’da salsaya salsa değil,”casino” dendiğini  biliyorlar.1958den önce de öyle mi diyorlardı?Nereden geliyor Casino?

O.K.:Casino sözü tamamen dans edilen yerlerden geliyor aslında.Bizdeki karşılı için gazino diyebiliriz.Tabiki eski gazinolar.Müziğin, eğlencenin ,dansın olduğu yerler gazinoymuş ve kumar tabiki çok önemli bir öğe burada.Bugünkü Kıbrıs’ın popüler olması gibi Küba da aynı değerlerdeymiş.Kumar oynanan,müzik dinlenilen,yemek yenilen,içki içilen,istendiğinde dans edilen yerler gazino.”Hadi n’apalım  casinoya gidelim bu akşam..” Ünlü yerler var mesela Casino Deportivo.3-5 tane böyle mekan var,casino ismini içerisinde barındıran çoğunlukla.Oralara ithafendir bu casino.Kim bilir belki de önceden her dansa casino deniliyordu,o kadar ayrım yoktu..İnsanlar da o kadar uğraşmıyorlardı tabiki.


B.Ç.:Bizde Casino De Rueda dendiğinde ilgi çekiyor.

O.K.:Evet.Casino De Rueda,Rueda De Casino isimleri aslında buradan geliyor.Casino’nun tekerleği demektir.Çember şeklinde dizilirler,eş değiştirilir veya değiştirilmez.Bu şekilde yapılan dansa Casino veya Rueda De Casino denir.Ama onun içerisindeki casino kelimesi aslında belli bir dans tarzına ithafta bulunmuş oluyor.Ama başka bir bakış açısı da bulunmuyor da diyebilirsiniz çünkü casino sadece bir mekan ismi,gazino olarak da yorumlanabilir yani.

B.Ç.:Havana’daki danzon,cha cha cha,son, mambo..bunların hepsinin yapıldığı bir mekan ismi.Hepsinin karışımı..

O.K.:Hepsi karışınca bir salsa ortaya çıkmış olabiliyor.Tabiki sadece orada değil,diğer Latin Amerika ülkelerini de yadsımamak lazım.Daha sonra devrimle beraber New York’a gidiyoruz ve orada en popüler olan kulüp Palladium diye bir mekan.

B.Ç.:New York’ta tabi devrimden kaçan Kübalılar..

O.K.:Kübalı,Porto Rikolu,Kolombiyalı,Zuela,Panama,Peru,Dominik..

B.Ç.:Bunlar Kuzey Amerika’ya gidiyorlar.

O.K.:Evet,para kazanmak isteyenler,oradan teklifler gelenler gidiyorlar.Aslında oradaki sos tamamen bir yaşam tarzı,oradaki salsa tamamen bir yaşam tarzı.Adam gidiyor, tanımıyor,oralara yakın bir yerde ev tutuyor,parası yok birkaç kişiyle evi paylaşmak zorunda.Kendisi gibi müzisyenler oluyor genelde çevresi.Onlar kimler?Porto Rikolu trompetçi olabiliyor,Kübsalı congacı mesela,Dominikten keman çalan bir adamla paylaşabiliyor.Alt katında saksofoncu olabiliyor,üst katında başka bir şey.O apartmanda salsa olmuş oluyor zaten.

B.Ç.:Kübadan gelen kişi Kübanın Oriente,Batansas ve Havana bilgileriyle oraya gitmiş oluyor.

O.K.:Evet ve orada başka bilgilerle karşılaşmış oluyor.Aslında tabi Küba’da da karşılaşıyorlardı veya Porto Riko’da da karşılaşıyorlardı ama belki o kadar çok alışveriş olmayabiliyordu.Zaten bugün de,yazın biz Bodrum’a gittiğimiz zaman mesela başka başka ülkelerle çok çabuk kaynaşabiliyoruz ve değişik etkiler alabiliyoruz.Aynı şey orada da geçerli olmuş.Dolayısıyla bir salsa yaşamı oluşmaya başlıyor orada.Salsa aslında bu.Her taraftan;Dominik,Porto Riko,Panama,Peru,Venezuela,Kolombiya,Şili aklınıza gelebilen her yerdeki müzisyenler ve onların kök müziklerinin bir şekilde Amerikan jazz ıyla birleşimi..Amerikada da şimdi müzikler var,onları atlamamak lazım.Orada neler meşhur?Swnigler var,jazzlar var,blues  var..Blues’u  söyleme tarzı çok önemli mesela salsada.Orada bir afro etkisi var.Avrupa’dan etkiler de var.Gerçi Avrupa’nın etkileri de bakarsanız afroda bulunabiliyor.Flamenkoda olduğu gibi mesela.Kuzey Afrika etkisi olabiliyor.Dolayısıyla bir karışım oluşmuş oluyor New York’da.Palladium’da daha çok swing,jazz hakimiyeti varmış fakat bir şekilde mambonun popüler olduğu tarihlerden bahsettiğimiz için mambo grupları oluşmaya başlıyor Palladium’da ve mambo dansı ortaya çıkıyor tabiki.

Devamı: http://www.salsalogy.com/home/roportaj---oguz-kurtili---bolum-4

Comments