Ana Sayfa‎ > ‎

SOS - Melez Bir Dansın Hikayesi

Merhaba Sevgili Dostlar.
İ.B.Ş.B. Şehir Tiyatrolarının önderliğinde,Türkiye'nin en önemli Görsel Sanatlar Festivali olan ve geçtiğimiz yıl 25.si düzenlenen Genç Günler,70 'e yakın Oyun,Dans Tiyatrosu,Söyleşi,Okuma Tiyatrosu gibi bir çok alanı kapsayan Festival Oyunlarıyla, siz değerli seyircilerimizin karşısına bir çok proje çıkartmayı başarmıştı.

Mayıs ayının 2 ve 3.haftasına denk gelen Festivalin bu yıl 26.yapılıyor.
Bu değerli festivalin içerisinde sergilenen Dans Tiyatromuz, SOS, sezon içerisinde Genç Tiyatro Repertuar Oyunları arasına alınmış ve siz değerli seyircilerimizin karşısında temsiller yapmaya devam etmişti.
İ.B.Ş.B. Şehir Tiyatroları 26.Genç Günler etkinlikleri arasında olan ve 16 Mayıs Pazar günü, SON 2 Temsilini yaparak ( Matine& Suare ) ,tarihin tozlu ve anlamlı sayfalarında yerini alacak.
Bir Tiyatro mabedi olan Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde son kez sahneye çıkmamızda, bizler için geçmiş ve gelecek düşünüldüğünde çok anlamlı bir anı olacak.(İlk Olarak Bedia Muvahhit Ödül Töreninde Açılış Dansımızla seyirci karşısına çıkmıştık)
Sizleri aramızda görmek en büyük dileğimiz.

" ... SOS, MELEZ BİR DANSIN HİKAYESİ .. "
Saygılarımızla
SOS Dans Tiyatrosu

Temsil Bilgileri
TARİH:16 Mayıs 2010 / Pazar
SAAT: Matine 15:00 / Suare 19:30
ADRES : Kadıköy Haldun Taner Sahnesi
İskele Yanı, Kadıköy.Tel: (0216) 349 04 63


__________________________________________________________

Oyunun Ana Fikri ve Kısa Anlatımı:

Dünya coğrafyasında varlıkları insanlık tarihi kadar eski dans ve müziklerin büyük bir bölümü, kendi doğuş ve gelişim süreçlerinde baskılar, susturulmalar, soykırımlar, hor görülmeler, yasaklanmalarla yüz yüze kalmış ve sürekli deri değiştirerek günümüze muhteşem parlaklığıyla ulaşmıştır.
Gerçekte bunda şaşılacak bir şey yoktur, çünkü tarih; er ya da geç, yasakladıklarının içindeki yaratıcı güçlerin önünde saygıyla eğilen meşrulaştırmalarla doludur.

2008-2009 Genç Günler kapsamında sahnelemek istediğimiz “SOS” adlı oyunumuz, bir dans ve müzik türünün tarihsel gelişimini anlatarak, kapitalist şehvetin , muhtemelen hiç de istemeden nasıl bir “kültür”ün doğmasına yol açtığını anlatmayı hedeflemektedir

Ülke, bölge ya da kültürlere özgü müzik ve dansların nasıl oluştuğunu gösterebilecek enteresan bir örnek olan SALSA müziği ve dansı, bundan 5 yy.önce Avrupalıların Amerika ve Karayipleri keşfi ile,Afrikalı kölelerin ülkelerinden alınarak işlenmek üzere bekleyen toprakları çalıştırılmak üzere buralara getirilmesi ile başlamıştır.
Bu bölgelerin ortasında ( Amerika ve Karayipler )Küba’da iki kültür (Avrupalı – Afrikalı ) insanlarının buluşması, yeni bir dönemi başlatmış ve bugün tüm dünyada milyonlarca insan tarafından yapılan SALSA müziği ve dansını yeni ve melez bir kültürü günümüze ulaştırmıştır.

SALSA’nın Türkçe’deki karşılığı olduğu ve kültürlerin karışımını ironik biçimde ifade ettiği için “SOS” adını verdiğimiz oyunumuzda, yüzlerce yıllık bir dansın ve müziğin tarihi sahne üzerinde dönemsel farklılıkların da altının çizildiği koreografilerle, şov niteliği ön planda bir dans gösterisiyle seyirciye sunulacak; yukarda bahsettiğimiz kökenden yola çıkışla, tarihsel süreçlere ait görsel belgeler barkovizyon yardımıyla verilerek, dönemlere özgü müzik ve enstrumanlar kullanılarak, eşzamanlı şekilde oyunun belgesel niteliği oluşturulacaktır.
Mağaralarda yaşayan İspanyol Çingenelerinin , o zor şartlarda yaşamlarını sürdürürken ortaya çıkardıkları ve sonrasında tüm dünyaya yayılan dans ve müziği neden önce yasaklanmış, III. Charles 18.yy da bu yasaklamayı kaldırmak zorunda kalmıştır? Neden bu ülkenin doğusunda omuz omuza halay çekilir; neden Ege’de Zeybek’ler kollarını kartal gibi açarak isyan eder şekilde dans eder? Hip-Hop ya da R&B’yi 21. yüzyılda bu kadar popüler yapan nedir? Dünyada Milyonlarca kişi tarafından zevkle dinlenen ve izlenen Jazz Müziği ve Dansı nasıl doğmuştur ?

Melez bir kültürün ürünü SALSA’nın hikayesi , bu hikayelerden yalnızca bir tanesidir. Ve her gün her yerde gördüğümüz, dinlediğimiz, bakıp geçtiğimiz, sadece beden hareketlerinden ibaret sanıp kurslarına yazıldığımız her dans ve müziğin aslında insanlık tarihinden bir hikayenin taşıyıcısı olduğunun kanıtıdır.


Saygılarımla
Hamit ERENTÜRK


Tarihte 16 Mayıs ;

1717 : Voltaire adıyla bilinen yazar François-Marie Arouet din ve krallık karşıtı yazılarından ötürü Bastille hapisanesine gönderildi.
1958 : Besteci Ahmet Adnan Saygun Londra'da Jean Sibelius Ödülü'nü aldı.
1961 : Tiyatro sanatçısı Cüneyt Gökçer Kral Lear'i oynamak üzere Moskova'ya gitti.
1963 : Ankara Devlet Tiyatrosu'nda ilk müzikal sergilendi. Müzikalin adı "Öp Beni Kate" idi. 1993 : Türkiye jimnastikte ilk kez Avrupa şampiyonu oldu; atlama beygirinde Murat Canbaş altın madalya kazandı.
Comments